Doğru yönetilen çatışma bir tehdit değil; yenilik, farklı bakış açıları ve gelişim için bir fırsattır.

Çatışmayı en basit haliyle, iki ya da daha fazla kişinin farklı görüş, ihtiyaç veya beklentiler nedeniyle anlaşmazlığa düşmesi olarak tanımlayabiliriz. Çatışmalar bireyler arasında olabileceği gibi bir grup içinde ya da tüm bir örgüt düzeyinde de ortaya çıkabilir.
Çatışmalar çoğu zaman olumsuz bir kavram gibi algılanır. Oysa çatışma, doğru yönetildiğinde bir organizasyon için çok büyük fırsatlar doğurur: yenilikleri, farklı bakış açılarını, hatta gelişmeyi beraberinde getirebilir. Doğru yönetilmediğinde ise motivasyonu düşüren, ilişkileri zedeleyen, verimliliği azaltan bir unsur haline gelir. İşte tam da bu nedenle çatışmaları yönetebilmek kritik bir beceridir.
Bir savaş gemisi, fırtınalı ve sisli bir gecede karşıdan gelen bir ışık görür. Komutan mesaj gönderir: “Rotanızı 20 derece değiştirin.” Cevap gelir: “Sizin rotanızı değiştirmeniz daha iyi olur.” Komutan öfkelenir: “Ben bir savaş gemisiyim!” Karşıdan cevap gelir: “Ben de bir deniz feneriyim.”
Bazen ön yargılarımız ve dar görüş açımız doğru kararlar almamızı engeller. Geç olmadan, doğru olan bazen rotayı değiştirmektir.

