Koçluk; kişinin ne istediğini netleştirmesi, kendi potansiyelini keşfetmesi ve harekete geçmesi için kurulan, düşündüren ve yaratıcı bir iş birliğidir.
ICF koçluğu, danışanın kişisel ve profesyonel potansiyelini en üst düzeye çıkarması için onunla düşündüren ve yaratıcı bir süreçte ortaklık kurmak olarak tanımlar.
Koç cevap vermez, akıl da vermez. Doğru sorularla danışanın kendi cevabını bulmasını sağlar. Çünkü kendi hayatının uzmanı danışanın kendisidir; koç ise bu yolculukta ona ayna tutan, onu düşündüren ve harekete geçmesine eşlik eden kişidir.
Koçluk bugünden geleceğe bakar: “Neredeyim, nereye gitmek istiyorum ve oraya nasıl ulaşırım?”
Terapi çoğunlukla geçmişe ve iyileşmeye odaklanır. Koçluk bugünden geleceğe bakar; klinik destek gerektiğinde danışan bir uzmana yönlendirilir.
Danışman sorunu analiz edip çözüm önerir. Koç çözümü hazır vermez, danışanla birlikte ortaya çıkarır.
Mentor kendi deneyimini aktarır. Koç, danışanın kendi deneyimine ve kaynaklarına odaklanır.
Eğitim bilgi ve beceri kazandırır. Koçluk farkındalığı kişiye özel eyleme dönüştürür.
İyi bir koçluk seansını mümkün kılan, ICF’nin tanımladığı temel beceriler.
ICF etik kurallarına ve gizlilik ilkesine bağlı kalmak.
Açık, meraklı, esnek ve danışan odaklı olmak.
Hedefi, süreci ve sorumlulukları en baştan netleştirmek.
Danışanın kendini rahatça ifade edebildiği bir ortam kurmak.
Tüm dikkati danışana ve o ana vermek.
Söyleneni ve söylenmeyeni birlikte duymak.
Güçlü sorularla yeni bakış açıları açmak.
Farkındalığı eyleme, eylemi kalıcı değişime dönüştürmek.